Kedilerin yaşam süresi boyunca beslenme ihtiyaçları sabit kalmaz. Yavruluk döneminde büyümeye, yaşlılıkta ise eklem ve böbrek sağlığını korumaya odaklanan bir beslenme gerekirken, kabaca 1 ile 7 yaş arasındaki dönem "yetişkinlik" olarak adlandırılır. Bu dönem, kedinin fiziksel gelişimini tamamladığı ve artık büyümek için değil, mevcut vücut yapısını korumak için beslendiği zaman dilimidir. Dolayısıyla doğru yetişkin kedi maması seçimi, kilo kontrolünden tüy kalitesine, idrar yolu sağlığından enerji düzeyine kadar pek çok konuda belirleyici olur.
Yeni bir kedi sahibiyseniz, raflardaki onlarca seçenek arasında karar vermek zor görünebilir. Ancak birkaç temel ölçütü öğrendiğinizde, etiketleri okuyarak kendi kedinize uygun olanı ayırt etmeniz mümkün. Aşağıda önce mama seçiminde bakılması gereken beslenme değerlerini, ardından günlük pratikte porsiyon ve geçiş düzenini ele alıyoruz.
Kediler zorunlu et oburdur; yani hayvansal proteine dayalı bir beslenme onlar için tercih değil, biyolojik bir gerekliliktir. Bu nedenle mama seçiminde ilk bakılacak yer içerik listesinin başı ve garanti edilen analiz tablosudur.
Yetişkin bir kedinin mamasında ilk sıralarda tavuk, hindi, somon, kuzu gibi tanımlı bir hayvansal kaynak görmek istersiniz. "Et ve türevleri" gibi belirsiz ifadeler, hangi dokunun kullanıldığı konusunda fikir vermez. Kuru mamalarda protein oranı genellikle %30 civarında ve üzerinde olan ürünler yetişkin kediler için makul bir aralıkta kabul edilir. Yağ, enerji yoğunluğunu ve tüy parlaklığını etkiler; hareketli bir kedi için orta-yüksek, kısırlaştırılmış ve gün boyu uyuyan bir kedi için daha ölçülü bir yağ oranı uygundur. Omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin dengeli olması, deri ve tüy sağlığına doğrudan katkı sağlar.
Kedilerin karbonhidrata ihtiyacı düşüktür. Mısır, buğday, pirinç gibi bileşenlerin çokluğu, mamada protein yerine dolgu maddesi kullanıldığının işareti olabilir. Öte yandan az miktarda lif, tüy yumaklarının bağırsaktan geçişini kolaylaştırır. Nem konusuysa çoğu zaman göz ardı edilir: kediler doğal olarak az su içen hayvanlardır ve yalnızca kuru mama ile beslenen bir kedi yeterli sıvı almayabilir. Bu nedenle günlük menüye konserve ya da yaş mama eklemek, idrar yolu sağlığı açısından değerli bir alışkanlıktır. Suyu tazeliğinden ötürü hareketli suyu tercih eden kediler için çeşme tipi kaplar da işe yarar.
Kısırlaştırılmış kedilerin enerji ihtiyacı düşerken iştahı artabilir. "Sterilised" ya da "kısırlaştırılmış kediler için" ibaresi taşıyan formüller, kalori yoğunluğu daha düşük, L-karnitin ve lif içeriği daha yüksek ürünlerdir. Mide hassasiyeti, kaşıntı veya sık kusma gibi tablolarda tek proteinli (mono-protein) ya da tahılsız seçenekler denenebilir; ancak bu tür değişiklikleri veterinerinizle konuşarak yapmak en doğrusudur. Kedinizde iştah kaybı, ani kilo değişimi veya tüy dökülmesi gibi belirtiler varsa, mamayı değiştirmeden önce sağlık kontrolü öncelik taşır. Genel sağlık işaretlerini tanımak, mama seçiminden bağımsız olarak her kedi sahibinin edinmesi gereken bir alışkanlık.
Doğru mamayı bulmak denklemin yarısıdır; diğer yarısı ne kadar, ne sıklıkta ve nasıl verildiğidir.
Paket üzerindeki besleme tablosu bir başlangıç noktasıdır, kesin reçete değil. Aynı kiloda iki kedi, aktivite düzeyine göre farklı miktarlara ihtiyaç duyabilir. Günlük miktarı bir kez tartıp iki ya da üç öğüne bölmek, hem sindirimi kolaylaştırır hem de sınırsız mama bırakılan kaplarda görülen aşırı yemeyi engeller. Kedinizin kaburgalarını hafif bir dokunuşla hissedebiliyor ancak gözle göremiyorsanız, kilosu büyük olasılıkla ideale yakındır.
Ani mama değişikliği ishal ve kusmanın en yaygın nedenlerinden biridir. Yeni ürüne geçerken 7-10 günlük bir program izleyin:
| Gün | Eski mama | Yeni mama |
|---|---|---|
| 1-3 | %75 | %25 |
| 4-6 | %50 | %50 |
| 7-9 | %25 | %75 |
| 10 | — | %100 |
Bu süreçte dışkı kıvamını ve iştahı gözlemleyin. Sorun görürseniz bir önceki orana dönüp geçişi yavaşlatmak yeterli olur.